Yaklaşık bir saat farklı zamanlarda sahneye taşıdığı oyunlardan seçme bölümleri izleyiciyle buluÅŸturan sanatçı Ulvi Alacakaptan, oyunun ardından pasta kesti ve “Hayat’ta Oynamam” adlı kitabını sevenleri için imzaladı. Oyun öncesi açıklamada bulunan sanatçı, oyunculuÄŸa merakının çocuk yaÅŸlarda baÅŸladığını belirterek, ÅŸunları anlattı:
“6-7 yaÅŸlarındaydım. ÅžiÅŸli’de bir Rum evinde kiracıydık. Asma bahçeleri vardı. İkinci katta iki at kestanesi aÄŸacı vardı. Ben onun arasına ip gerer, üzerine battaniye atardım. Orada oyuncusu, müzisyeni, gazoz satanı da aynı kiÅŸi yani ben olduÄŸum oyunlar oynardım çocuklara. Para vermezlerdi ama eÄŸlenirdik. Daha orada baÅŸladı.”
Tiyatro sevdasına da değinen usta oyuncu, şunları aktardı:
“1960’larda 6 yaşından küçük çocukları gündüz, 12 yaşından küçük çocukları da geceleyin sinemaya almazlardı ama tiyatroya girebilirdim. İstediÄŸim her tiyatroya girerdim çünkü benim çok meÅŸhur bir dayım vardı; Muammer Karaca. Åžu anda üçüncü defa yapılıyor (Muammer Karaca) tiyatrosu. İnÅŸallah hepsinden daha güzel olacak. O bizim idolümüzdü. Onun sayesinde bütün tiyatrolara giderdim. Ben bayağı bir tiyatro eÄŸitimi aldım. Ama asıl eÄŸitimim o deÄŸildi. O zamanın en iyileri sahnedeydi. 1960-1970 arası Türk tiyatrosunun en parlak zamanıdır. Münir Özkullar, Dormenler, İstanbul Tiyatrosu, Muammer Karaca… Onlara gıpta ederek, onları severek tiyatroyla tanıştım. Hayatta kimseyi kıskanmam ama en kıskanmayacağım insanlar, benden daha iyi oyunculardır.”

“ÇOCUK OYUNLARI KOLU KURDUK”
Alacakaptan, önce amatör olarak oyunculuk yaptığını, daha sonra Dostlar Tiyatrosu’nda 8 sene çalıştığını belirterek, şöyle devam etti:
“Çok sıkı hocalarım oldu, baÅŸta Genco Erkal ve Mehmet Akan olmak üzere. Sonra Åžehir Tiyatrolarına ‘Ayak Bacak Fabrikası’ baÅŸrolü ile geçtim, konuk oyuncu olarak. Ertesi sene Brecht’in ‘BeÅŸ Para Etmez’ oyununda oynadım. Sonra çocuk oyunları kolu kurduk. Benim çocuk oyunlarına sevdalanışımın hikayesidir. Özellikle ödenekli tiyatroda oynayanlar çocuk oyunlarını biraz ceza gibi oynar. Cumartesi, pazar sabahları oynanır ama akÅŸamdan kalmadır tiyatrocuların çoÄŸu. Biz çocuk oyunu oynamaya heveslilerden bir grup kurduk ve bu kadar sene geçti üzerinden, hala söylenir, çok güzel bir oyun olduÄŸu. Benim de çocuk tiyatrosuna merakım orada baÅŸladı.”
“1994’TE HAYATIMI, TİYATROMU DEĞİŞTİRDİM”
Tiyatronun en önemli isimleri ile aynı eserlerde oynadığını dile getiren sanatçı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adile NaÅŸit, AyÅŸen Gruda, Altan Erbulak, Åžener Åžen, İlyas Salman ve daha birçoÄŸu ile sahneyi paylaÅŸtım. Bana nasip oldu; Metin Akpınar hayatında bir tek oyun yönetmiÅŸtir, onda da ben oynadım. O da benim en sevdiÄŸim oyuncudur. Sonra Ferhan Åžensoy ile ‘Åžahları da Vururlar’ı yaptık. Çok büyük bir baÅŸarı oldu. 4 senede 579 oyun oynadı. 1994’te hayatımı, tiyatromu deÄŸiÅŸtirdim. Kendim tiyatro yapmaya baÅŸladım. Bizde ‘Tiyatrocunun akılsızı tiyatro patronu olur.’ denir. Ben de para kazanmak için deÄŸil, kendi tiyatromu yapmak için tiyatrocu oldum. ‘İnsanlar ve Soytarılar’, üniversite öğrencilerinin sene sonu etkinliÄŸi gibi baÅŸladı ama çok baÅŸarılı oldu. O zamanlar yoktu öyle ÅŸeyler. Ondan sonra Birlik Sahnesi. Tiyatroya 20 yaşında baÅŸladım. AÅŸağı yukarı 56 sene böyle geçti.”
“AYÅžEN GRUDA TAMAMEN KENDİNE HAS BİR OYUNCUYDU”
Usta oyuncu, lisede okurken de bir oyun sahneye koyduÄŸunu dile getirerek, “Hatta o oyun çok enteresandır. Cevat Fehmi BaÅŸkut’un ‘Göç’ diye bir piyesidir. Sonradan beraber de çalıştığım, hocam Umur Bugay, daha önce Kapıcılar Kralı’nı yaptı. Kemal Sunal baÅŸrolde oynadı. Sonra ‘Bizimkiler’i yaptı. Aynı oyunun kopyasıdır. Sonradan biraz geliÅŸtirmiÅŸtir tabii. O oyunu da sahneye koymuÅŸtum.” diye konuÅŸtu.
Unutamadığı anılara da deÄŸinen sanatçı, “Sezen Aksu Aile Gazinosu” oyununda yaÅŸananları, ÅŸu sözlerle anlattı:
“Åžener Åžen çok uzun yıllar sonra Almanya’dan döndü. Ben çok eskiden tanırdım onu. Åžener Åžen, AyÅŸen Gruda, Adile NaÅŸit, Sezen Aksu ve ben. Sezen Aksu da oynuyordu skeçlerde. En tıfılları benim ama olaÄŸanüstü bir ÅŸeydi. AyÅŸen Gruda tamamen kendine has bir oyuncuydu. ‘Oyunun metni’ deriz biz herkes senaryo diyor. Yanlış. Filmin hikayesine senaryo denir. Tekst gelir. Gruda da bir bakkal defteri getirir. Kendi laflarını oraya alır, ‘İhtiyacım yok.’ der ve teksti size verir. Sonra o lafları AyÅŸen Gruda’nın aÄŸzına yakışacak ÅŸekilde deÄŸiÅŸtirirdi ama olaÄŸanüstü ÅŸeyler yapardı. Sezen Aksu Aile Gazinosu’nu, Bizimkiler’in yazarı Umur Bugay yazmıştı. Çok da kötü bir tekstti. Allah rahmet eylesin. Bir gazino hikayesi. O zamanlar cılkı çıkmış bir hikayeydi. İlk gece AyÅŸen Gruda’nın astımı tuttu. Sinirsel bir astımı vardı. ‘Biz bittik artık. Tiyatro hayatım bitti bu oyundan sonra.’ dedi. Oyunun ilk günleri geçti. Fakat sonra Åžener Åžen sahnede bir ÅŸeyler yapmaya baÅŸladı. Ben yapsam aÄŸzıma vururlar ama Åžener Åžen kendine yakıştırıyor. Çok acayip bir üslup edindi. AyÅŸen Gruda bir taraftan, Adile NaÅŸit bir taraftan. Altan Erbulak orada çok büyüklük yaptı. Altan Erbulak, erken Cem Yılmaz’dı. Karikatüristti, ÅŸovmendi, sinemacıydı, tiyatrocuydu.”
GeliÅŸmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te NTV‘ye abone olun. Abone Ol Ulvi Alacakaptan sahnedeki 56. yılını kutladıSinema ve tiyatro oyuncusu Ulvi Alacakaptan, 76. doÄŸum günü ve 56. sanat yılını, Fatih Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde sahnelediÄŸi oyunla kutladı.
05.05.2025 – 15:13
AA

Yaklaşık bir saat farklı zamanlarda sahneye taşıdığı oyunlardan seçme bölümleri izleyiciyle buluÅŸturan sanatçı Ulvi Alacakaptan, oyunun ardından pasta kesti ve “Hayat’ta Oynamam” adlı kitabını sevenleri için imzaladı. Oyun öncesi açıklamada bulunan sanatçı, oyunculuÄŸa merakının çocuk yaÅŸlarda baÅŸladığını belirterek, ÅŸunları anlattı:
“6-7 yaÅŸlarındaydım. ÅžiÅŸli’de bir Rum evinde kiracıydık. Asma bahçeleri vardı. İkinci katta iki at kestanesi aÄŸacı vardı. Ben onun arasına ip gerer, üzerine battaniye atardım. Orada oyuncusu, müzisyeni, gazoz satanı da aynı kiÅŸi yani ben olduÄŸum oyunlar oynardım çocuklara. Para vermezlerdi ama eÄŸlenirdik. Daha orada baÅŸladı.”
Tiyatro sevdasına da değinen usta oyuncu, şunları aktardı:
“1960’larda 6 yaşından küçük çocukları gündüz, 12 yaşından küçük çocukları da geceleyin sinemaya almazlardı ama tiyatroya girebilirdim. İstediÄŸim her tiyatroya girerdim çünkü benim çok meÅŸhur bir dayım vardı; Muammer Karaca. Åžu anda üçüncü defa yapılıyor (Muammer Karaca) tiyatrosu. İnÅŸallah hepsinden daha güzel olacak. O bizim idolümüzdü. Onun sayesinde bütün tiyatrolara giderdim. Ben bayağı bir tiyatro eÄŸitimi aldım. Ama asıl eÄŸitimim o deÄŸildi. O zamanın en iyileri sahnedeydi. 1960-1970 arası Türk tiyatrosunun en parlak zamanıdır. Münir Özkullar, Dormenler, İstanbul Tiyatrosu, Muammer Karaca… Onlara gıpta ederek, onları severek tiyatroyla tanıştım. Hayatta kimseyi kıskanmam ama en kıskanmayacağım insanlar, benden daha iyi oyunculardır.”

“ÇOCUK OYUNLARI KOLU KURDUK”
Alacakaptan, önce amatör olarak oyunculuk yaptığını, daha sonra Dostlar Tiyatrosu’nda 8 sene çalıştığını belirterek, şöyle devam etti:
“Çok sıkı hocalarım oldu, baÅŸta Genco Erkal ve Mehmet Akan olmak üzere. Sonra Åžehir Tiyatrolarına ‘Ayak Bacak Fabrikası’ baÅŸrolü ile geçtim, konuk oyuncu olarak. Ertesi sene Brecht’in ‘BeÅŸ Para Etmez’ oyununda oynadım. Sonra çocuk oyunları kolu kurduk. Benim çocuk oyunlarına sevdalanışımın hikayesidir. Özellikle ödenekli tiyatroda oynayanlar çocuk oyunlarını biraz ceza gibi oynar. Cumartesi, pazar sabahları oynanır ama akÅŸamdan kalmadır tiyatrocuların çoÄŸu. Biz çocuk oyunu oynamaya heveslilerden bir grup kurduk ve bu kadar sene geçti üzerinden, hala söylenir, çok güzel bir oyun olduÄŸu. Benim de çocuk tiyatrosuna merakım orada baÅŸladı.”
“1994’TE HAYATIMI, TİYATROMU DEĞİŞTİRDİM”
Tiyatronun en önemli isimleri ile aynı eserlerde oynadığını dile getiren sanatçı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adile NaÅŸit, AyÅŸen Gruda, Altan Erbulak, Åžener Åžen, İlyas Salman ve daha birçoÄŸu ile sahneyi paylaÅŸtım. Bana nasip oldu; Metin Akpınar hayatında bir tek oyun yönetmiÅŸtir, onda da ben oynadım. O da benim en sevdiÄŸim oyuncudur. Sonra Ferhan Åžensoy ile ‘Åžahları da Vururlar’ı yaptık. Çok büyük bir baÅŸarı oldu. 4 senede 579 oyun oynadı. 1994’te hayatımı, tiyatromu deÄŸiÅŸtirdim. Kendim tiyatro yapmaya baÅŸladım. Bizde ‘Tiyatrocunun akılsızı tiyatro patronu olur.’ denir. Ben de para kazanmak için deÄŸil, kendi tiyatromu yapmak için tiyatrocu oldum. ‘İnsanlar ve Soytarılar’, üniversite öğrencilerinin sene sonu etkinliÄŸi gibi baÅŸladı ama çok baÅŸarılı oldu. O zamanlar yoktu öyle ÅŸeyler. Ondan sonra Birlik Sahnesi. Tiyatroya 20 yaşında baÅŸladım. AÅŸağı yukarı 56 sene böyle geçti.”
“AYÅžEN GRUDA TAMAMEN KENDİNE HAS BİR OYUNCUYDU”
Usta oyuncu, lisede okurken de bir oyun sahneye koyduÄŸunu dile getirerek, “Hatta o oyun çok enteresandır. Cevat Fehmi BaÅŸkut’un ‘Göç’ diye bir piyesidir. Sonradan beraber de çalıştığım, hocam Umur Bugay, daha önce Kapıcılar Kralı’nı yaptı. Kemal Sunal baÅŸrolde oynadı. Sonra ‘Bizimkiler’i yaptı. Aynı oyunun kopyasıdır. Sonradan biraz geliÅŸtirmiÅŸtir tabii. O oyunu da sahneye koymuÅŸtum.” diye konuÅŸtu.
Unutamadığı anılara da deÄŸinen sanatçı, “Sezen Aksu Aile Gazinosu” oyununda yaÅŸananları, ÅŸu sözlerle anlattı:
“Åžener Åžen çok uzun yıllar sonra Almanya’dan döndü. Ben çok eskiden tanırdım onu. Åžener Åžen, AyÅŸen Gruda, Adile NaÅŸit, Sezen Aksu ve ben. Sezen Aksu da oynuyordu skeçlerde. En tıfılları benim ama olaÄŸanüstü bir ÅŸeydi. AyÅŸen Gruda tamamen kendine has bir oyuncuydu. ‘Oyunun metni’ deriz biz herkes senaryo diyor. Yanlış. Filmin hikayesine senaryo denir. Tekst gelir. Gruda da bir bakkal defteri getirir. Kendi laflarını oraya alır, ‘İhtiyacım yok.’ der ve teksti size verir. Sonra o lafları AyÅŸen Gruda’nın aÄŸzına yakışacak ÅŸekilde deÄŸiÅŸtirirdi ama olaÄŸanüstü ÅŸeyler yapardı. Sezen Aksu Aile Gazinosu’nu, Bizimkiler’in yazarı Umur Bugay yazmıştı. Çok da kötü bir tekstti. Allah rahmet eylesin. Bir gazino hikayesi. O zamanlar cılkı çıkmış bir hikayeydi. İlk gece AyÅŸen Gruda’nın astımı tuttu. Sinirsel bir astımı vardı. ‘Biz bittik artık. Tiyatro hayatım bitti bu oyundan sonra.’ dedi. Oyunun ilk günleri geçti. Fakat sonra Åžener Åžen sahnede bir ÅŸeyler yapmaya baÅŸladı. Ben yapsam aÄŸzıma vururlar ama Åžener Åžen kendine yakıştırıyor. Çok acayip bir üslup edindi. AyÅŸen Gruda bir taraftan, Adile NaÅŸit bir taraftan. Altan Erbulak orada çok büyüklük yaptı. Altan Erbulak, erken Cem Yılmaz’dı. Karikatüristti, ÅŸovmendi, sinemacıydı, tiyatrocuydu.”
GeliÅŸmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te NTV‘ye abone olun. Abone Ol
Haber Kaynak : NTV.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
GÜNDEM
20 Ocak 2026GÜNDEM
20 Ocak 2026SPOR
20 Ocak 2026GÜNDEM
20 Ocak 2026SPOR
20 Ocak 2026SPOR
20 Ocak 2026GÜNDEM
20 Ocak 2026
1
Doğru emzirme yöntemleri nelerdir, sütün yettiği nasıl anlaşılır?
2435 kez okundu
2
Annelik duygusunun ortak tanımı diyebileceğimiz 10 başlık.
1882 kez okundu
3
Taylor Swift yeni albüm planları için düğmeye bastığını sosyal medyadan duyurdu!
1758 kez okundu
4
Bu kış kombinlere doyacağınız onlarca model ve onlarca detay.
1713 kez okundu
5
Takı ve makyaj uyumuna trend örnekleri sizler için derledik.
1686 kez okundu