TwitterLinkedinFlipboardE-postaLinki KopyalaYazı TipiOruç tutarken yaşanabilecek gaz, şişkinlik, reflü ve kabızlık gibi sindirim şikayetlerin giderilebilmesi için süt ve süt ürünleri tüketilmesinin önemine değinen Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, Ramazan ayında doğru beslenmeye yönelik önemli açıklamalarda bulundu.
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte öğün sıklığından öğün içeriğine, yemek saatlerinden uyku düzenine hemen her şey değişiyor. Bu değişimle birlikte görülen metabolik yavaşlamanın oluşturabileceği düzensizlikler, beslenme düzeninde yapılacak doğru değişikliklerle önlenebiliyor. Gaz, şişkinlik, reflü ve kabızlık gibi sindirim şikayetlerinin yanı sıra açlık ve susuzluğa bağlı olarak hipoglisemi ve yüksek tansiyonun atlanmaması gereken önemli sağlık sorunları arasında olduğunu aktaran Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, haftalar ilerledikçe uyku bozuklukları ile kötü ve dengesiz beslenme nedenli kilo alımının da kaçınılmaz olacağını belirtti.
Ramazan’da ilk adımın sağlıklı bir sahurdan geçtiğini, iftarda da sindirim sistemini korumanın önemli olduğunu vurgulayan Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, “Sahurda yavaş sindirilen, düşük glisemik indeksli besinler tercih etmeli ve sahur boyunca vücudu susuz bırakmayacak şekilde sıvı tüketimi arttırılmalı. Burada süt ve süt ürünleri, kas kaybını önlemeye yardımcı olur ve tokluk hissini uzatır. İftarda ise uzun süren açlık sonrası, mideyi yormadan ve kan şekerini ani yükseltmeden beslenmek çok önemli. Öncelikle iftarı hafif bir şekilde açmak, ardından ana öğüne geçmek sindirim sistemini korur. Başlangıç su ile olmalı, ardından bir çorba ve sonrasında bir ana yemek alınabilir.
Süt ve süt ürünlerinin her besin grubunu, bir arada barındıran en önemli grup olduğunun altını çizen Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, bu konuda şunları aktardı: “Protein ihtiyacımızı sağlayan yağ asitleri ile tokluk veren ve içeriğindeki karbonhidratlar, enerjiyi karşılayan besinlerden oluşur. Sahurda peynir ile yapabileceğimiz kahvaltılar veya yoğurt ile hazırlayabileceğimiz sağlıklı yiyecekler, bizi gün içinde tok hissettirir. Yine kefir, özellikle sahurda veya iftar sonrası ara öğünde tercih edilebilir.
İftarda yoğurt veya süt ile yapacağımız çorbalar, sindirim açısından iyi bir başlangıç öğünü yerine geçer. Yine yoğurt veya cacık ana yemek yanında en doğru tamamlayıcı besinler olabilir. İftar sonrası ara öğün olarak yine kefir veya yoğurt yanında bir meyve ile tatlı isteklerine çözüm olmanın yanı sıra bağırsak sağlığına destek olacaktır. Aynı zamanda süt ve süt ürünleri, sahurda tüketildiğinde mide boşalmasını geciktirerek uzun süreli tokluk sağlar ve kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Bu nedenle, Ramazan boyunca her gün bir porsiyon süt veya süt ürünü tüketmek hem kemik sağlığını korumak hem de dengeli bir beslenme düzeni sağlamak açısından çok önemlidir.
Haber Kaynak : MILLIYET.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
GÜNDEM
20 Ocak 2026GÜNDEM
20 Ocak 2026SPOR
20 Ocak 2026GÜNDEM
20 Ocak 2026SPOR
20 Ocak 2026SPOR
20 Ocak 2026GÜNDEM
20 Ocak 2026
1
Doğru emzirme yöntemleri nelerdir, sütün yettiği nasıl anlaşılır?
2435 kez okundu
2
Annelik duygusunun ortak tanımı diyebileceğimiz 10 başlık.
1882 kez okundu
3
Taylor Swift yeni albüm planları için düğmeye bastığını sosyal medyadan duyurdu!
1758 kez okundu
4
Çevresel toksinler parkinson’u tetikliyor
1742 kez okundu
5
Bu kış kombinlere doyacağınız onlarca model ve onlarca detay.
1712 kez okundu



